"Paranın Değeri ve Gücü" Sorusu / Yazılar - Doğan Cüceloğlu Resmi Web Sitesi

"Paranın Değeri ve Gücü" Sorusu


Paranın değeri ve gücünün yönetilmesi konusunda sorduğumuz sorumuza sizlerden gelen yanıtları paylaşıyoruz.

Soru: Yaşam başarısının temel yetkinliklerinden birisinin, "paranın değerini bilmek ve paranın gücünü yönetebilmek" olduğu söylenmektedir. Bu söze katılıyor musunuz? Niçin?
Bir anne veya baba olsaydınız, çocuğunuz yukarıdaki temel yetkinliği kazandırmak için ne yapardınız?

Cevap: Evet bu söze katılıyorum çünkü paranın değerini bilip kendinin, ailenin ve insanlığın faydasına harcayabilmek için fenomeni yüksek algılama ve ölçülü yaşamak gerekir. Bir baba olarak bu temel yetkinliği çocuklarıma kazandırabilmek için doğru olduğuna inandığım davranışları ve harcamaları yapar ve ölçülü yaşayarak örnek oluştururdum.

Cevap: yok bence her şey para değildir. Bence akıl olursa para da gelir.

Cevap: Aynen katılıyorum. Para bir su misali hem büyük büyük gemilerin yüzmesini sağlar hem onların batıp perişan olmalarını sağlayabilir. Bütün mesele suda yüzmesini bilmek yani paranın bizi yönetmemesidir. Para akla egemen olursa batmaya kalbe egemen olursa ölüme sebep olabilir.

Cevap: evet katılırım. Kaliteli yaşayabilmek için birçok temel yetkinlik yetisine nail olabilmemiz gerekiyor. Bu yetilerin başında sorumluluk, sevgi, saygı gelir elbette. Para da bir yetkinliktir. Fakat yokluğu yara olmamalı varlığı hırs yaptırmamalı. Sadece hayatın devamı için bir araç olduğu unutulmamalı, yatırım yapmalı, musluk akarken doldurmalı. Paranın gücünü yönetmek bu olsa gerek. Çocuğuma da öncelikle çalışkanlığı aşılardım sonrada tok gözlülüğü. Bunlar olduğu vakit para da sadece olması gereken yerde yer alır ve değerlenir, değerlendirilir ve yönetilir.

Cevap: ne yapardım? çocuğumun altından kalkabileceği, onun gücünü aşmayan bir işle uğraşıp para kazanmasını sağlardım. Sanırım kendi emeğiyle kazandığı zaman paranın değerini bilir ve parasını yönetme yetkinliğini kazanırdı.

Cevap: Evet, katılıyorum. Çünkü günümüzde sevgi gibi manevi değerler hariç her şeyin parayla ölçüldüğü gerçek. Parayı yönetebilmek hayatta kalmak için, paranın gücünü yönetmekse paranın kölesi olmamak için şart. Eğer baba olsaydım çocuğuma kendi harçlığını verimli kullanması için bilgi ve motivasyon desteği sağlayarak yetkinlik kazandırmaya çalışırdım. Yaşı ilerledikçe de bir öğretmen gibi temel muhasebe ve ekonomi bilgilerini öğretirdim. Paranın kölesi olmaması içinde Doğan Cüceloğlu gibi psikologların, Erich From gibi düşünürlerin kitaplarına yönlendirirdim.

Cevap: Ben bu söze katılıyorum. Yaşam başarısının temel etkinliklerinden birisinin paranın değerini bilmek ve paranın gücünü yönetebilmek adına davranışlarımla örnek olmaya özen gösteririm. Aslında bir çok insanı paranın yönettiğini anlatırdım. Para için sevdiği mesleği yapmayıp mutlu olamayan insanların varlığından söz ederdim. Paranın bir amaç değil yalnızca bir araç olduğunu hissettirirdim. Hatta parayı kimlerin bulduğunu ve nasıl bir değişim aracı olduğunu anlatırdım. Para olmadığı zamanlar alışveriş yapmış insanların parasız nasıl bu işi gördüklerini iki kilo una beş kilo süt ile değiştirildiğini anlatırdım. Çocuğuma parası hakkında neler düşündüğünü sorardım. Ne işe yaradığını anlatmasını isterdim. Parayı yönetmesinin ve kullanmasının yine kendi elinde olduğunu harcarsa azalacağını ama hepsini harcarsa ne yapması gerektiğini anlatırdım. Önce en gerekli ihtiyaçların giderilmesi için bir liste hazırlamasını söylerdim ve harcamayı yine kendisinin yapmasını öğretirdim.

Cevap: Para benim için bir araçtır. Hayatım boyunca hiçbir zaman amacım olmamıştır. Ama bu söze katılıyorum. Parayı güzel ve güzel amaçlar için kullanmak ve gelirimizi ve giderimizi dengeli yönetebilmek bir beceri, bilinç gerektirir. Tüketim bombardımanı yapılan bir toplumunda bu ölçüyü tutturamamak bir ilişkiye çok büyük sorunlar getirebilir. Bir anne, eğitimci ve aileme gelir getiren biri olduğum için bu sorunuza kolaylıkla yanıt verebilirim. Çocuğa daha küçük yaşlarda (haftalık ya da aylık) harçlığını bütün olarak verir, harçlığı verdiğimiz zaman süresince doğru amaçlar için kullanmasını öneririm. Harçlığın miktarını çok verip abartmam. Çok az verip zor duruma düşmesini, çok gerekli ihtiyaçlarını karşılayamayacak duruma gelmesini de istemem. Paranın azı da zarar, çoğu da! Dengeli olmak ve nasıl kullanması gerektiğini çocuklarımıza daha küçük yaşlarda öğretmemiz gerekir. (Elbet bizim de onlara iyi model olmamız, ayın sonunu dengeli getirmemiz gerekiyor. Çocuklarımıza söylüyor kendimiz yapmıyorsak bu söylediğimiz söz önemini yitirir. Kişisel bütünlük içinde davranmamız gerekir.)

Cevap: bana kalırsa bu söz maddiyata yönelik bir yaşam felsefesi içeriyor. Yaşadığımız dünyada çoğu zaman insanlar hayat kalitesini maddi bir ölçü bir değer çerçevesinde bakmış bu biraz gerçekçi birazda gri bir bakış açısı. Gerçek diyorum çünkü yaşadığımız dünyada yaşam kalitesi parasal güçle ve onu idare edebilmekle endeksli. Sonradan görme diye isimlendirdiğimiz kimi insanlar geçtikleri süreci inkar edip beğenmişlik maskesi takınıyorlar ve kibirleniyorlar bu tip insanlar paranın gücü altında ezilmektedir ama hem kendileri ezilir hem çevresini bu kaosa katarlar lüks yaşamlar hak ihlalleri faşist yönetimler hep paraya tam hakimiyet kuramayan kitlelerin hegemonyalarıdır. Paraya tam hakimiyet kurabilen insan yaşam sürecini inkar etmeyen ne oldum delisi olmayan empatik kişilerdir. Gridir dedim çünkü dünyamız sadece bizim algıladığımız kadarıyla ibaret değildir, hayat bir habitattır canlı cansız tüm varlıklar bir iletişim içindedir bu iletişimi fark edememek dünyaya at gözlüğünden bakmak olur. Ben iyi ana baba olmanın ilk kuralının tabiatı sevmek ve onu korumak ve bu desturu gelecek neslimize aşılamakla mümkün olacağına inananlardanım.

Cevap: bu söze katılıyorum. Ama bu yetkinliğin yaşam başarısı için o kadar da temel bir yetkinlik olduğunu düşünmüyorum. Evet, günümüzde büyük düşünüp bir şeyler yapmak isterseniz elbette paraya ihtiyacınız olacak, ama siz yapmak istediğiniz şeyi, başka yetkinliklerinizi kullanarak ve de işin mali boyutuyla hiç ilgilenmeden de yapabilirsiniz. Bu belki de parayla halletmekten çok daha güçlü ve kalıcı bir sonuç ortaya çıkarabilir. Bu geniş ufuklu kişinin yapacağı iştir. Fakat paranın da pratik olarak çözüme ulaştırabileceği açık. Bir baba olsaydım çocuğuma önce iyiliği, iyi insanlara oturup kalkmayı, okumayı, iletişim kurmayı vs öğretirdim. Ona normal bir insan gibi yaşarsa 50-60 yıllık ya da 3 günlük ömrü olduğunu söyler, bu yüzden de hedeflerinin pahalı bir arsada villalar yapmaktan öte geçmesini öğütlerdim. Tabi bunları söylemekten ziyade, onun önünde söylediklerim gibi hareket edersem ,yani dediklerimle yaptıklarım uyuşursa onun bunları düstur edinebileceğinin bilincinde olmam gerektiğini bilmeliyim.

Cevap: ben bu söze katılıyorum. İster zengin ister fakir ol ama parayı nasıl kullanman gerektiğini bilmezsen hep kaybedersin.çocuğuma bu yetkinliği kazandırmak için elindekilerin değerini bilmesini öğretirdim. Hayatın bütün gerçeklerini yalın olarak göstermeyi denerdim.bir milyarderin bir gecede ne kadar para kaybettiğini veya kazandığını,bir fakirin yıllar boyu nasıl çırpınıp para kazandığını veya süründüğünü örneklerdim. Buradan da anlaşıldığı gibi gerçekleri algılamak kolay olmasa da elimden geleni yapardım. Çünkü şu an yaşadığımız dünyada para çok önem kazanıyor ve bizde buna kayıtsız kalamıyoruz,elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz...

Cevap: kesinlikle katılıyorum çünkü, günümüzde maddiyatın öneminden dolayı insanlar paranın esiri olabiliyor ve para bir araçken amaç haline geliyor. Bu nedenle insan parayı yöneteceğine, para insanı yönetmeye başlıyor. Bu kişilerin yasam başarısını da etkiliyor. Çünkü, sadece parayı amaç edinmiş bir insan daha da hırslanır. Bu hırs büyüdükçe kişinin doğru yoldan kaymasına neden olur ve çevresindeki kişileri ondan uzaklaştırır. Kişi bunun farkına varmazsa durum daha da vahimleşir. O kişi artık yaşamında başarılı olmayan kuru bir zenginlik içinde, yalnız bir insan haline gelir.

Cevap: Kesinlikle katılıyorum. Paranın değerini bilirsek ona ulaşmak için ve harcarken doğru olanı yapmaya çalışırız. Onlara harcamaları için haftalık para veriri idareli olmalarını istiyorum. İki çocuğum var ve paranın zor kazanıldığını kolay harcandığını öğretmeye çalışıyorum.

Cevap: kesinlikle katılıyorum. İnanın paranın gücünü insanlara kullanmak istemezdim. Parayı iyi ve doğru yerde, doğru ve değer insanlara harcamayı tercih ederdim.

Cevap: katılıyorum çünkü değer bilmeden ve elindekini iyi yönetmeden istediğin hedefe ulaşamazsın. eğer bir ebeveyn olsaydım, 23 yaşındayım, su ana kadar özellikle babamın bana öğretmiş olduğu gibi çocuğumu, küçük yaşından itibaren harçlık verme yöntemi ile sorumluluk almasını, elindeki ile yetinmeyi öğrenmesini, önceliklerini öğrenmesini, sadece kendini düşünmeyip olmayanlarla elindekini paylaşmayı öğrenmesini ve bunun gibi daha birçok bilgiyi öğretirdim, kısıtlayarak değil, özgür bırakıp, düştükten sonra kalkmasını öğretirdim! geriye donup şuan nerde olduğuma bakıyorum da, böyle sevgi dolu bir aileye sahip olduğum için çok şanslıyım ve özellikle babam ve babaannemle gurur duyuyorum!! babamın bana iş hayatına başlarken söylediği bir sözle yazımı noktalamak istiyorum; kıyafetlerinle karşılanır, düşüncelerinle uğurlanırsın!!

Cevap: Söze kesinlikle katılıyorum. Çünkü gerçekten hayatta başarının yollarından olan parasının kıymetini bilme ve paranın gücü ile yapabileceklerinde usta kişiler toplumda sürekli saygın bir yere sahiptirler. Ben anne olarak hem kendi öz çocuklarıma öğretmen olarak da sınıftaki manevi evlatlarıma öncelikle tasarrufun önemini bu bağlamda parasının değerini bilmeyi uygulamalı kazandırmak çabasındayım. Zaman zaman da paranın gücü hakkında açıklamalar ve öyküleyici anlatımlar yapmaktayım. Günümüz toplumu için genel geçer ve yeter şartlılıktır diyorum. Ama tek başına da hiç bir şey değildir. Öncelikle güçlü bir maneviyata sahip olmalıyız işte bu olunca gerisi kendiliğinden geliverecektir.

Cevap: inanmıyorum çünkü paranın değeri yoktur para benim için sadece araçtır. Paranın gücüne inananlara sorarım ki bir annenin şefkatini hangi para ile karşılayabilir?

Cevap: evet ben katılıyorum çünkü para gerçekten bazı yerlerde zor kazanılıyor bazı yerlerde ise çok kolay onun için paranın zor kazanıldığı yerlerde kişi gerçekten paranın değerini biliyor bunun babamdan biliyorum ama paranın değerini bilmesi gerekir bence ama para sevilmemelidir çünkü parayı seven insan harcamaya kıyamaz onun için o kadarda sevilecek bir şey değil bence, diğer soruya gelince ise eğer paran varsa en güçlü sensin şu söze bazen inanıyorum paranın açamayacağı kapı yoktur ama işte şu lanet para seni her yere götürür her türlü ortama sokar o yüzden harcamasını iyi bilmek gerekir diye düşünüyorum. Zaten paran olunca birçok dostun ve arkadaşın oluyor, bunu çok gözlemledim üniversite okuduğum için bu sorunla çok karşılaşıyorum maalesef.

Cevap: Parasız bir yaşam tabi ki mümkün değil. Ama bunu hayatımızda çok önemli hale getirmenin de bize mutluluk getirmeyeceğini düşünüyorum. Kısmen olarak bu düşünceye katılıyorum. Çünkü parayı kullanabilmek yani bir plan yapmak bir nevi rahatlatır insanı. Günümüz koşulları düşünüldüğünde aylık maaş alan insanların aylık harcamalarını hesaplayarak ona göre akıllıca hareket etmeleri o ay boyunca biraz daha huzurlu olmalarını sağlar. Bir anne olsaydım çocuğuma verdiğim parayı ne kadar süreyle verdiğimi söyler ona göre harcamasını söylerdim. Eğer zamanından önce harcamışsa ve ihtiyacı varsa süre bitene kadar vermezdim. Yaptığı şeyi anlaması için. Ama hani derler ya 'Uzaktan davulun sesi hoş gelir'. İleride daha etkin olacağını düşündüğüm şeyler olursa onları uygularım.

Cevap: katılmıyorum, para ile ilişkim hiç iyi olamadı çünkü insanları tüketime yönelttiğini düşünüyorum. Manevi üretimden uzaklaştırıp tembelleştiriyor. Keşke para icadı öncesi takas döneminde farklı sentezler gelişebilseydi.

Cevap: bu söze evet katılıyorum. bir insan değerini bilmediği bir nesneye sahip olmak için çaba harcamaz, harcasa bile bu çabanın da değerini bilemez. boşa çaba sarf etmiş gibi gelir kendisine ve mutsuz olur. Diğer yandan paranın gücünü kontrol etmek çok önemlidir. Eğer paranın gücü sizi kontrol ederse kendi hayatınızı yaşayamazsınız, para için ve onun yönlendirdiği şekilde yaşarsınız, bu da tabii ki mutsuzluk getirir.

Cevap: insanları sürekli çalışmaya itiyor bu zihniyet. Bizim de zihnimize kazınmış ve sürekli para kazandıkça daha güçlü olacağımıza inanıyoruz. bu çok yanlış bir zihniyet. bence kültürün yarışı olur ama paranın yarışı olmaz. dikkat ederseniz hep çevrenizdekilere ya da izlediğiniz filmlere kültürle insanları ezmezler genelde hep parayla kurulan bir sınıf ayrımı vardır, tarihte de görürsünüz bunu filmlerde de hayatınızda da. adeta beynimize kazımışlar para kazanma hırsını. halbuki ademden bu yana insan oğlu eşit yaratılmıştır neden bunu unutuyoruz parayla ne güç olur ne de paranın gücü vardır. biraz silkinip kendimize gelelim bu paranın gücü hikayesini insanoğlundan başkası çıkartmadı bu para yüzündendir ayrıca dünyanın tüm çirkinlikleri savaşlar, hırsızlıklar, bedenini satmalar daha aklınıza gelebilecek her şeyin asil temeli para günümüzde. para kazanma hırsından insanların yapmadığı çirkinlikler kalmadı. biraz içimize dönelim manevi şeyleri insanlar hiçbir para birimi ve miktarıyla satın alamazlar. satın alınamayacak şeylerin peşinden koşalım. sevginin, aşkın, bağlılığın, dostluğun, kardeşliğin.

Cevap: aile içinde, uydurmadan da olsa bazı yarışmalar açıp bu yarışmaları kaybetmesini sağlar ve parasının elinden nasıl gittiğini yaşatarak anlatmaya çalışırım. örneğin aylık ödüllü aile içi kitap okuma yarışması.

Cevap: Elbette katılıyorum. Bir anneyim ve iki kızımın da paranın değerini bilmesi ve gücünü yönetebilmesi için hakkıyla elde edilmesi gerekliliğini anlatmaya çalışıyorum. Büyük kızım 8 yaşında org çalmaya başladı ve 2 yıl boyunca ders aldı. Kardeşi aynı yaşa geldiği zaman ona da ders aldırmayı düşünüyorduk. Yaz tatiliydi. Bir sabah baktım ki büyük kızım kardeşine org öğretmeye çalışıyor. O an aklıma geldi ve kardeşine onun ders verip veremeyeceğini sordum. Kabul edince ona bütün bir tatil boyunca verdiği her ders için ücret ödedim. O tatilin sonunda küçük kızım sanki bir müzik öğretmeninden ders almışçasına org çalıyordu. Okul açıldığında müzik öğretmenine ablasından ders aldığını söyleyince öğretmeni önce gülmüş. Daha sonra bizimki derste çalmaya başlayınca okuldan beni aradı ve 11 yaşındaki bir çocuğun 8 yaşındaki bir çocuğa böyle öğretebilmesine ve onun da öğrenebilmiş olmasına hayret ettiğini söyledi. Öğretmenin tavsiyesi üzerine geçen yıl piyano aldık. Şimdi ikisi de piyano çalıyor. O yaz benim kızım bir şey bilmenin ve bunu kullanabilmenin kendisine para kazandırdığını öğrendi. Paranın emekle, sabırla ve çalışmayla hak edildiğini gördü. Tabii kardeşi de. Kazandığı para onun bugüne kadar ki en değerli harçlığıydı. Başka zaman parasını sağa sola bırakırken, o parayı cüzdanında özenle sakladı.

Cevap: katılmıyorum. Başarı olmayanları oldurmak demek değil midir?

Cevap: Öncelikle parayı tanımlamanın tek yolunun, paranın kazanılma yollarının açıklanması tanıtılması ile gerçekleştirilebilir. Parayı hazır sunarak, ondan bunun değerini bilmesini beklemek bir hayli uzun bir yoldur.

Cevap: İstemesem de katılmak durumundayım, çünkü onsuz maalesef olmuyor, ancak mutlak anlamda bir nüans ile birlikte; paranın esaretine tanıklık etmeyecek ve yaşamla araya alınmayacak kadar. Tutumlu olması için yollar geliştirmesinin ne denli önemli olduğunu, yaşamsal edinimler ile göstermek isterim.

Cevap: Paranın değeri bizim için onu kazanmaya harcadığımız emek, güç ve zamanın değeri kadar. Emeğimiz ne kadar değerliyse para da o kadar değerli.

Cevap: ben katılıyorum. bir ebeveyn olsa idim, çocuklarıma varlık içinde yokluğu da öğretirdim, ki o zaman insan bugününün yarınını da düşünebilir bence..

Cevap: temel yetkinliklerden BİRİ olduğu doğru. Bana göre yanlış anlaşılan, parayı yönetebilmenin tek yaşam yetkinliği yada yaşam yetkinliklerinin başında geldiğinin sanılması. Dünyada yaşadığımıza göre, para önemlidir ama tek önemli şey ya da en önemli şey değildir. Çocuğum için aylık bir miktar belirlerim, ekstra durumlarda yardımcı olurum ama keyfi durumlar için taviz vermeyip, biriktirmeyi ve emekle elde etmeyi tatmasını sağlarım. Ekmek elden su gölden yaşayan insanlar parayı yönetemez. Ben üniversitedeyken şöyle bir şey yapardım, eğer haftalık harcamamın altında harcamışsam o hafta sonu kendime ödül verir, mesela sinemaya giderdim. Onun da bu keyfi yaşamasını isterim.

Cevap: katılıyorum. hayatımızda parayı amaç haline değil, bir araç haline getirmeliyiz. çocuğuma da paranın bir araç olduğunu öğretirdim ona.

Cevap: evet ben bu söze katılıyorum çünkü parayı kontrol etmesini bilmeyen bir bireye ne kadar verirseniz verin o parayı aynı gün içinde yer bitirir benim düşüncem küçük yaşta para kontrolünü parayı nasıl kullanmasını öğretmemiz lazım tabi hep bizden değil birazda kendi çocuklarımızın içinden gelmeli.

Cevap: ben çocuğuma paranın değerini öğretebilmek için doğru yaşı beklerdim. Bu yaş 5-6 yaştır. Çocuk bu yaşta bilinçlenmeye hazır, her şeyi öğrenmek isteği ile dolup taşar. Ben çocuğumu çalıştığım iş yerine götürürdüm ve 'bak ben bu işleri yaparak para kazanıyorum, sen de bana yardım edersen ne kadar zor bir çalışma karşılığında para aldığımı göreceksin' derim. Ve bana yardım ediyor hissini vererek ona orda iş yaptığını inandıracak şeyler veririm 'al bunları bana biraz yardım et olur mu:?' derim. O da günün sonunda yorulacağı için beni anlayacağına inanıyorum. akşam eve gittiğimde 'çalışmaların nasıl gitti, yorucu muydu' gibi sorularla onun düşüncelerini alırım. Daha sonra 'para kazanmak gördüğün gibi kolay değil onun için verdiğim paraların değeri bilerek öyle harcamanı istiyorum senden, paranı harcarken bütün gün yaptığın yorgun çalışmaları hatırlayarak harca lütfen' derim.

Cevap: çünkü paranın değerini bilen ve elindeki parayı yönetebilen insanlar hayatın sadece para olmadığının farkına varırlar ve hayatı para gayesi dışında dolu dolu yaşarlar.

Cevap: Evet katılıyorum. Ben çocuklarıma düzenli harçlıklar vererek onların, paralarını kendilerinin kontrol edebilmelerini sağlamak isterim. Fazladan vereceğim paraları ise bir ödül olarak vermeyi yeğlerim. Ayrıca ailemizin ekonomik durumu ile ilgili paylaşımları da sağlayarak onun verdiğimiz harçlıkların makul düzeyde olduğunu anlamasını sağlarım. Paranın değeri ve önemini anlatır fakat paranın satın alamayacağı şeylerin hayati değer taşıdığını anlatırım.

Cevap: bu söze katılıyorum. Paranın gücünü yönetebilsin ki paranın gücüne yenik düşmesin. Yani para ona değil, o paraya hükmetsin

Cevap: Paranın gücünü yönetebilmenin büyük başarı olduğu konusuna kesinlikle katılıyorum, olabilecek en kötü sonuç sanırım para tarafından yönetilmek. Küçük kağıt parçalarının insanları nasıl komik durumlara düşürdüğü, hatta bazılarını yaşamın temel amacının para kazanmak-biriktirmek olduğunu sanan insanlara dönüştürdüğü, insanların uğruna ne büyük hilelere başvurduğu ve maalesef ki yokluğunda türlü suçlara sebep olan büyük bir güç. Yaşamı onunla birlikte idare ettirmek durumundayız, kaliteli bir yaşam sürmek için gerekli evet fakat bir çok kişi hala sahip oldukları maddi kazançların yaşamdaki asıl başarı olduğunu sanıyor. İsmini net hatırlamıyorum; eski büyük imparatorlardan biri, ölmeden önce yardımcılarından, cenazesinde ellerinin tabutun dışına çıkarılmasını istemiş ve aslında büyük ülkeleri fethetmiş bir fatih olarak, kendisinin bile ölürken ellerinin boş olduğu mesajını vermek istemiş. Demek ki tek başımıza bir ülkeye bile sahip olsak, söylenecek başka ve asıl şey para değil. Tek başına manevi huzur da yaşamı kolaylaştırmıyor. Kısaca para kalite sağlamalı. Ben kızıma zaman zaman bir miktar para verip (yaşı oldukça küçük olmasına rağmen) elindeki paranın karşılığında neler alabileceğini detaylıca anlatıyor ve onun bir seçim yapmasını istiyorum. Ya da başka bir alternatif olarak uzak bir zamanda daha farklı veya daha pahalı bir tercih yapabileceğini fakat bunun için şu anda onu kullanmayıp saklaması gerektiğini anlatıyorum. Her zaman seçim ona ait. Bir gün doğruyu da yanlışı da kendisi anlayacaktır zaten. Ben tecrübe kazanmasına yardımcı oluyorum sadece.

Cevap: evet katılıyorum insanin bir çok başarı elde etmesinde engel örneğin başarılı bir öğrenciyim. harcadığım 1 liranın bile hesabini yapıyorum. Rusça Japonca ehliyet kurslarına gitmek istiyorum ama tek engel para. azimliyim ailemi düşünen değer yargılarına bağlı bir insanim. 2.soru ailemin bana sunamadığı fırsatları çocuğuma sunabilmek için elimden geleni yapmaya çalışıyorum.

Cevap: bu söze katılmıyorum. bu söz beni ve ailemi hiç ilgilendirmiyor. Çünkü gücünü yönetmek zorunda olacağım kadar param olmadı. Olmasını da hiç istemezdim. Çünkü eşim ve çocuklarımla çok mutluyum. Yıllardır çocuklarımın eğitimi için para biriktirdim. Kendimi çok zengin hissediyorum. Çocuklarım dan anne olarak bir tane isteğim var. O da ileride mutlu olacakları işi yapmaları, ellerinden gelenin en iyisini yapmalarını, amaçlarının ise; çok zengin olmak değil, çok sevilen ve çok saygı duyulan insan olmak. Olmalıdır. Çünkü vatanını en çok seven işini en iyi yapan insandır. Bu ilke benim yaşam felsefemdir. Ben çok zengin ve mutluyum. Huzur ve Mutluluk benim gibi düşünenlere, para da zengin olmak isteyenlerin olsun.

Cevap: Paranın önemini bilmek parasız kalmamak ve yaşamını idame ettirmek için tabi ki gerekli. Bunu yok saymak gerçekçi olmaz. Paranın esiri olmadan, parayı mutluluğun bir aracı kılarak yaşamayı amaçlamalı insan bence. Ben kızıma parasının kıymetini bilmesi ve paranın kolay kazanılmadığının, emek verilerek kazanıldığını anlaması için haftalık vermeye başladım. Kızım birinci sınıfta. Okulda yemekhaneden yemek yiyor. Hafta sonları ve hafta içleri bir ihtiyacı olduğundan artık benden bunu al anne demiyor. Parası varsa alıyor, yoksa parasını biriktirerek istediğini alıyor. Haftalık vermeye başladığından beri," anne bunu almayayım bu çok pahalı", ya da ben bir şey alacaksam bana "sen bunu alma anne buna çok para verirsin" demeye başladı. Benim de istediğim buydu.

Cevap: ilk önce para kazanabilmek için meslek sahibi olmak gerektiğini ve bunun içinde ders çalışmanın gerekli olduğunu anlatırdım. Ayrıca paranın kolay kazanılmadığını ve paranın yaşam için ihtiyaç olduğunu anlatırdım. Hayattan örnekler gösterirdim. Çok para harcamanın zararlarını anlatırdım.

Cevap: evet kesinlikle katılıyorum. Yaşamımızı sürdürmek ve ihtiyaçlarımızı karşılamak için paraya ihtiyacımız var. Tabi eğer yetişkinsek bunu kazanmak zorundayız. Kazandığımız parayı harcarken zorunluluklarımız ve ihtiyaçlarımız vardır. Ev kirası, ev giderleri, aile üyelerinin giderleri gibi birde sosyal yaşantı, keyif için harcanacak olan bir para vardır ki bu hiçbir zaman zorunlu olanların önüne geçmemelidir ve bence kişi her zaman kendini ve ailesini güvence altına almak için parasını biriktirmeli ve değerlendirmelidir. Şu ana kadar para hırsına hiçbir zaman kapılmadım yani bana yetenin üstünü hiç istemedim hatta tasarruflu bir insanım bile diyebilirim. Bana göre para sadece bir araçtır. Benim için fazlası benim kişiliğimde bir etkiye yol açmaz sadece gelecek için rahatlatır.

Cevap: para hayatımızda önemli bir yeri olan ve kolay elde edilemeyen bir değişim aracı. Zor elde edilen ve hayatımıza da önemli bir yeri olan bir kaynak olduğu içinde 'paranın değerini bilmek ve paranın gücünü yönetebilmek' hayatın temel yetkinliklerinden birisidir. Özellikle çocuklarıma bu konunun önemini anlatırken insanların hayatını nasıl daha yaşanılabilir ve mutlu kılmanın önemli bir yolu olduğunu belirtip onların günlük yaşantılarında da bunu yaşayabilmeleri için elimden geleni yaparım. Temelinde paranın sadece bir araç olduğunu doğru kullanıldığında insanların hayatlarını daha iyi şartlarda sürdürebilmelerini ve daha fazla insanın mutlu kılınabileceği gerçeğini öğretirdim.

Cevap: eğer bir çocuk yetiştiriyorsam insanları paralarıyla değil kişilikleri ile değerlendirmesi gerektiğini öğretirim ona. çocuğuma parayı kullanmasını öğretmek için ona harçlığını haftalık olarak verebilirim mesela. tabi bu konu da çok katı olmamak lazım. Avrupa'da ki ailelerin uyguladığı sistemi çok güzel buluyorum evde yapılan bir iş karşılığı çocuğa harçlık vermek ya da part time işlerde çalışarak özel ihtiyaçlarını karşılaması paranın nasıl kazanıldığını ve değerini öğretmek için çok iyi.

Cevap: Bu söze içtenlikle katılıyorum. Ben bir üniversite öğrencisiyim. Memleketimde okuyorum. Dışarıdan birçok arkadaş var. Bu arkadaşların çoğu maddi sıkıntı çekiyor. Bence bunun nedeni paranın yönetilmesindeki güçlüktür. Elerinde olan son parayı bazen hiç düşünmeden boş bir eğlenceye verebiliyorlar. Sonra da ailesinden yine para istiyorlar. Aileleri de çocuğum parasız kalmasın diye kendisinin ihtiyacı olduğu halde gönderiyor.

Cevap: hem katılıyorum hem katılmıyorum. Para insanların yaşamlarında önemli bir unsur ama bir yandan da sadece bir kağıt parçası bana göre ise ne yazık ki yaşantımızı sürdürebilmek için ona ihtiyacımız var. bir psikiyatrinin söyledikleri benim hayatımda çok önemli yer etti. hayatınıza 6 sıfır koyun bunlar para altın mücevher vs olsun başa da 1 koyun 1 de sağlık mutluluk ve huzur olsun 1 i atın sıfırların hiçbir şey ifade etmeyeceğini göreceksiniz demişti benim düşüncelerimde aynı ama ne yazık ki parasız da mutluluk olmuyor.

Cevap: katılıyorum, paranın yaşamımızı sürdürebilmek için ve maalesef söz sahibi olabilmek için gerekli olduğunu düşünüyorum. Ancak paranın bizi yönetmesini değil, biz parayı yönetmeliyiz. Çocuklarım henüz paradan anlamayacak kadar küçükler ama açıkçası bu konuyu nasıl anlatabilirim bilemiyorum.

Cevap: Yaşam başarısından ne anladığımız bu sorunun cevabına yardımcı olabilir. Ben yaşam başarısının para ile ilgili olduğuna inanmıyorum. Öyle olsaydı çocukların o mutlu ve neşeli halini göremezdik. Diyorum ki; yaşam başarısı hayatımızın tüm alanına çocukluğumuzun güler yüzlü ve neşeli anlarını yaymaktır. Tabii üzerine biraz da erdem ve olgunluk katarak. Erdem ve olgunluk için kültürümüzü artırmamız ve bol kitap okumak gerektiği, bu işin sonunun paraya dayanacağı düşünülebilir. Fakat biz elimizdeki imkanları kullanıyor muyuz? örneğin şehir kütüphanelerini. Bu iş para değil hayata bakış açımıza bağlıdır. Dünyadan çok zengin insan geçti ama yaşam başarısını kazananlar bu günlere eser bıraktı ve anılan onlar oluyor.

Cevap: Bu söze katılmıyorum. Yaşam başarısı insanların değerini bilmek ve onlara önem vermekle başlar. Çocuğuma önce özgüven kazandırırım ve onu her zaman desteklerim. kendine güveni olan kişinin başaramayacağı iş yoktur. Önce öz güven.

Cevap: Evet paranın kıymeti bilinmeli. Ama kölesi olunmamalı. Biz parayı yönetmeliyiz, para bizi değil. Anne olsaydım, çocuğumu kaygılandırmak yerine ona özgüven sağlardım. Çocuğumun kararlarına ve kendisine saygı duyardım. Bir çocuk nasıl yetişir ise öyle yaşar. İyi bir gelecek görmek istiyorsak saygı duymayı bilmemiz gerek. Çünkü saygı olmadan hiçbir şey olmaz.

Cevap: Bu söze katılıyorum ve çocuğuma paranın değerini anlaması için ona kendi bütçesini oluşturmasına izin verir her hafta belli bir para verirdim. Parası bittiği zaman da ona tekrar para vermem onu nasıl idareli kullanmasını öğrenmesi için. Ta ki diğer para günü gelene kadar. Tıpkı yetişkinlerde olduğu gibi biz nasıl devamlı hesaplayıp harcıyorsak o da bunu öğrensin ve paranın ne kadar önemli olduğunu anlasın.

Cevap: bu söze katılıyorum; çünkü günümüzde etkin güç para. Yok olduğunda değer kaybedersin var olduğunda da tutmayı ve yönetmeyi bilmezsen göçüp gidersin. Paranın neye, ne zaman ve ne için harcanacağının bilinmesi gerekir. Günümüzde 10 milyon için insan öldürenler var yani savurgan olmamak tutumlu olmak (her konuda)baş koşuldur. Ben anne olsaydım daha küçük yaşlarda çocuğumun her isteğini yerine getirmez neyin iyi neyin kötü olduğunu ona öğretmeye çalışmakla adım atardım. Daha sonra kendinden daha kötü durumdaki çocukları göstererek ona para kullanma bilincini aşılamaya çalışırdım ilk koşul çocuklar ilk olarak anne babayı örnek alırlar o yüzden kendim örnek teşkil etmek isterdim. Sorularına doğru cevap vermek için kendimi yetiştirirdim.

Cevap: katılıyorum. Çünkü insanin ihtiyaçlarını karşılayabilmesi için hayatta kalması için insanlar zorluklara katlanır. Yaşam savaşı verir. Her insan yaşam mücadelesi verir. Bu eğer Türkiye'de yaşıyorsanız. çalışmayan kimseye ekmek vermez. Paranın değeri bir nevi burada başlıyor. İnsan ilk önce kendisi için yaşar, emek eder, bir şeyler kazanmak, elde etmek ister. Paranın gücünü yönetmek ise kişiden kişiye değişir. kimisi sadece kendini geçindirmek kimisi bakmak zorunda oldu bir aile. kimisinde ise para hırsı. Ben anne olsaydım çocuğumu ilk önce iyi bir eğitim süzgecinden geçirirdim. İlk eğitim ailede başlar. Ben çocuğumu eğitim süzgecinden anne baba sevgiden mahrum etmemişsem o zaten paranın değerini anlayacaktır. İnsan paranın değerini anlıyor ya yoksulluktan varlığa geçtikten sonra ya da varlıktan yoksulluğa düştükten sonra. Paranın değerini değil ilk önce insan değerini bilmek gerekiyor. Para insanin mevkisini yüceltiyor ama insanlığını asla.

Cevap: ben 19 yaşındayım. Bana göre her şey para değildir. Ama benden büyük olan. İşsiz bir arkadaşım ve üniversite mezunu, her şeyin içinde paranın olduğunu anlatır hep bana. Ben üniversite birinci sınıftayım daha. Tabi ki değerini de bilmeli.

Cevap: çocuğuma, paranın değerini bilmesi için hak etmeden maddi değeri yüksek olan istediklerini almazdım. Paranın gücünü yönetebilmesi için de parasını harcamasına karışmaz, zaman zaman parasız kalsa da seyirci kalırdım. Kendi yaşantımızdan ve gözlemlerimizden yola çıkarak bilinçli olarak para konusunda çok sıkıntı çekmemesini, ama parasını kendisinin kullanmasını istedik. Bittiği zaman parayı aramayacak şekilde de yaşamasını öğrensin istedik. Paranın esiri olmasın dedik. Parayı güç olarak görsün ama araç olarak kullansın istedik. Hayata atıldığında, sorumluluk sahibi olduğunda göreceğiz, doğru mu yapmışız, yanlış mı? Çünkü maddi gücü iyi olmayan ailelere sahiptik karı-koca olarak ve kendimize baktığımızda, parasızlığın bizde yarattıkları eziklikler, zaman zaman kendimize güvenimizi bu nedenle ortaya koyamayışımız çok şeyler kaybettirdi bize. Parasızlığın bizde olumlu yönü ise, hırslı, tuttuğunu koparan, her işini kendi halleden kişiler olmamız. Bu nedenledir ki kızımızın parasızlık karsısında ezik kalmamasını, ama parası olsa da mağrur, kibirli davranmamasını öğretmeye çalıştık.

Cevap: evet. Çünkü paranın seni yönetmesini engellemek için senin onu yönetmen gerekir.

Cevap: paranın değerini bilmek diyorsak eğer, parayı bir değer olarak ele alıyoruz demektir. Bu durumda yeryüzünde değer olarak hayatımızda olması kaçınılmaz olan her şey bizim için önemli olmalıdır. Para hakkında maddesel bir takım önyargılarım olmasıyla beraber, yaşamdan zevk almak ve başarıya ulaşmak istiyorsak ön yargılarımızı bir kenara bırakarak bizimle bağlantılı her şeyin değerini bilmek gerekir diye düşünüyorum. Bu para olsa bile. Paranın gücünü yönetebilmek içinse önce kendi gücümüzün farkına varmalıyız diye düşünüyorum. Kendi gücüne inananlar dünya üzerindeki her şeyi yönetebilme yetisine sahip olanlardır. Dolayısıyla bir anne olsaydım eğer, çocuğuma da kendi gücünü görebilmesi için yardımcı olmaya çalışırdım galiba. Ona, yetinebilmek ve yönetebilmek arasındaki ilişkiyi anlatabilirsem ne mutlu bana.

Cevap: bir nevi haklıdır ama bu en temel başarının yapı taşı değildir. Başarı sadece parayla kazanılmaz. Böyle bir çocuk yetiştirmek istersem yaptığı her işte kendisine ''bunu yaptın ama bu işten çıkarın nedir??? Neden çıkarın olmadığı bir işe giresin ki??'' Sorularını sorardım ve bunu canlı olarak görmesi için kendim de örneklik yapardım.

Cevap: Emek karşılığı elde etmenin güzelliğini yaşatırdım.

Cevap: Yaşam bizim için bir sürü engelle dolu ve her defasında bizi belki biraz daha güçlü kılmak için yada bizi tamamen alt etmek için türlü oyunlar oynuyor. Bu oyunlarda biraz daha güçlü olabilmek için ekonomik şartların normal olması gerekiyor. Çünkü bu olmadığında çocuklar yanlış yönlere sapabiliyorlar ve aileye tamamen zıt bir çocukluk geçirebiliyorlar. Ailem bize paranın nasıl kullanılacağı konusunda hep iyi birer örnek oldular. Bize verdikleri harçlıklarla istediğimiz şeyleri kendimiz alabiliyorduk. İlk başlarda biraz zor oldu ay sonunu getirmek ama zamanla parayı ne zaman nereye harcayacağımızı öğrendik. Ben de ebeveyn olsaydım aynı şekilde davranırdım. Yani çocuklarıma bir şeyi kısıtlamak yerine onların eline verir ama sonucuna da katlanmasını beklerdim.

Cevap: söze katılmıyorum. çünkü başarının sırrını bilen bir kişi için para o kadar önemli değildir. biz Türk milleti milli mücadeledeki başarımızı paramıza mı yoksa kendimize olan güvenimize mi borçluyuz? Tabi ki güvenimize ve inancımıza.

Cevap: kesinlikle katılmıyorum. şöyle ki; biz gerçekten insan gibi insan olduktan sonra asıl yetkinlik o zaman gerçekleşecektir. İşte o zaman paranın amaç değil araç olduğunu göreceğiz

Cevap: Bu söze katılıyorum. Çünkü elimizde paranın gücü diye bir olgu varsa ilk önce bir miktar paramız olması gerekir ki bu paraya da ancak paranın değerini bilirsek sahip olabiliriz. Eğer değer vermezsek elimize geçen para uçup gider ve olmayan paranın gücünden ve yönetiminden bahsedemeyiz. Eğer bir anne olsaydım bu yetkinliği ona kazandırmak için çocuğuma sorumluluk yüklerim ve aldığı sorumluluğun olumlu yada olumsuz sonuçlarına katlandırırım. Senin seçimindi bu iyi yada kötü sonuçlarına katlan derim. Mesela ona çok para verip onu şımartmam. Çünkü bir şeyin değeri kaybedince anlaşılacağı için. Ona parasızlığı tattırırım ve son olarak paranın bir amaç değil araç olduğunu anlatırım.

Cevap: Paranın değerini bilmek ve onu yönetebilmek etkilidir ama her tür başarının anahtarı olduğunu söyleyemeyiz. Eğer burada başarıyı sadece maddi kazanç olarak düşünürsek doğru tabi, ama bu düşüncemiz ne kadar doğru olur. Çocuğuma öğretmek isteyeceğim temel yetkinliklerin başında bu olmazdı herhalde.

Cevap: Evet. Para günümüz koşullarında var yada yok oluşun temelidir. Para kaliteli eğitim, kaliteli evlilik, kaliteli beslenme, kaliteli barınma, kaliteli cinsellik vs. demektir. Ne pahasına olursa olsun para değil, elde edebildiği parayı en uygun yerde kullanmayı öğretmeye çalışırdım.

Cevap: Bu söze katılıyorum. Para insanoğlunun sahip olduğu bir güç ve imkanlar zinciridir. Ancak şu ayrımı iyi yapmak gerekir. Para insan yaşamını iyileştirmek için sadece bir araçtır. Duygusal bir mekanizma olan insanoğlu için maddeden gelen saadet uzun sürmez. Çocuklarımıza da bu bilinci aşılayabildiğimiz takdirde elbette çocuklarımız kendilerine daha sağlıklı bir yaşam kuracaklardır.

Cevap: evet katılıyorum gerçekten de öyle. Şu zamanda her şey parayla mümkün. Bir anne olsaydım çocuğumun para biriktirmesini ve doğru zamanda doğru yerde harcamasını öğretmeye çalışırdım.

Cevap: evet katılıyorum paranın değerini bilmek demek emeğin değerini bilmek demektir. paranın gücünü yönetmek de çok önemlidir para size hakim olursa insan olma değerlerinizi yitirirsiniz eğer siz parayı iyi yönetirseniz vicdanınızla başbaşa kaldığınızda çok huzurlu ve mutlu bir insan olursunuz bence hayattaki yaşamın anlamı bundan daha güzel olamaz

Cevap: bence para bir şey değildir adamı batırır ve hiç hoşlanmam

Cevap: katılıyorum çünkü para bu hayat için önemli olmasa da birçok şey için çok gerekli bir araç ve zamanımızda paranın araç sadece araç olduğunu bilen pek az insan var! İnsanlar paraya olduğundan fazla ehemniyet verdiklerinde paranın yönetimi altına giriyorlar. Bu nedenle de paranın gerçek değerini bilmek ve onun gücünü yönetebilmek yaşamdaki temel başarılardan biridir. Eğer bir anne olsaydım çocuğuma paranın gereğinden fazla ehemniyeti olmadığını anlatmak için öncelikle doğru harcamasını öğretirdim onu da ne fazla ne de cimri olmayacak şekilde harcamasını sağlayarak paranın kölesi olmaması sağlamaya çalışırdım.

Cevap: Katılmıyorum. Her şey para değildir. Çocuğuma paradan daha değerli sevgi, saygı, hoşgörü, paylaşmanın, mutluluğun anahtarı olduğunu öğretirim. Ama parasal konular her zaman bizi etkiler. Dikkatimizi başka yöne çeker. Bazen uykumuzu kaçırır. Hayatımızın değerli saatlerini çalar. Para konusunda sorunlarınız varsa, kalbinize bakın. Hayatınızı değiştirecek ve parasal sorunlarınızı çözecek gücü orada bulabilirsiniz. sadece korkmayın. Açık olun ve düşünün. Para hayatımıza girer ve çıkar. Bize kalması gereken, ruhsal zenginliğimizi kaybetmemektir. Parasal sorunlara takılarak, hayatı yaşama isteğimizi ve sevgimizi kaybetmemektir. Para ile bağımsız olmak, yaşamak kolaydır ama asıl imtihan para olmadığında bunu başarmaktır. Hayatımızı ne kadar karmaşıklıktan ve bağımlılıktan kurtarırsak o kadar mutlu ve rahat oluruz. Bunu deneyin. Bağımlı olduğunuz şeyleri gözden geçirin. Acaba bunlara bağımlı olmak size neler kaybettiriyor. Düşündünüz mü ?

Cevap: ben katılıyorum çünkü pek hoş olmasa da para hayatımızı yönetiyor para olmadan ihtiyaçlarımızı karşılayamıyoruz karşılayamayınca da mutlu olamıyoruz.parasızlık en büyük sorun bir de çok parası olup da mutsuz olanlar var tabi bu da paralarını kullanmayı bilmediklerinden her şeyin para olduğunu düşündüklerinden diğer şeyleri önemsemediklerinden. Yani hem paramızın olması hem de kullanmayı bilmemiz gerektiğini düşünüyorum. Eğer anne olsaydım çocuğumun parayı kullanmayı öğrenmesi için ona aylık verirdim böylece ne zaman ne kadar harcaması gerektiğini öğrenirdi sanıyorum. Bazen almak istediklerini ertelemeyi öğrenirdi ya da alması gerektiğinde başka şeylerden kısıp onu almayı.

Cevap: temel etkinliklerden birisi ama tümü değil tabi ki. ben bir ebeveyn olsam çocuğuma kendi parasını yönetme imkanı vererek kendi yağında kavrulmayı, elindekinden fazlasını arzuladığında parasını biriktirerek kavuşmayı öğretmeyi hedeflerdim.

Cevap: Bence bir hayat parasız olmuyor; ancak her seferinde de söylediğimiz bir şey var her şey para değil. İşte bu noktada paranın değerini bilmek ve paranın gücünü yönetebilmek bilincinde olmak ortaya çıkıyor. paranız size yetecek kadar olabilir isterseniz onu daha çoğaltabilir ya da daha savurgan kullanıp yok edebilirsiniz. Bu noktada evet ben bu söze katılıyorum. Şu anda bir anne değilim; ama eğer anne olsaydım çocuğuma bir haftalık ona yetebilecek ihtiyaçlarını karşılayabilecek kadar para verip ona bu paranın ona ait olduğunu ve istediği gibi kullanabileceğini söylerdim. Ancak bir hafta sürecinde başka para vermeyeceğimi açıklardım. Sanırım canımın içi olacak olan çocuğum bu süreçte elde edeceği deneyimlerle para hakkında bir çok şeyi öğrenirdi. Yalnız şunun garantisini veremiyorum açıkçası bir hafta dolmadan parasını bitirdiğinde onu herhalde parasız bırakamazdım. Ana yüreğim işte, her annede vardır.

Cevap: Babam bana derdi ki: "Sıkılamasını bilecen, atmayan silah olmaz" Ben de O'na "Evet ama silah olmazsa sıkılamak neye yarar derdim".

Cevap: Bu saptamayı yaşam başarısında birinci sırada görmesem de katılıyorum. Çünkü parayı amaç olarak değil de elde etmek istediklerimize kavuşabilmek için araç olarak görmeyi ve kullanmayı bilmek bizi daha mutlu, daha etkin ve sağlıklı kılabiliyor. 19 yaşında bir kızım var, bu konuda tam başarıya ulaşamazsam da parayı doğru kullanmasını sağlamaya çalışıyorum. İstanbul'da okuyor, her ay belli miktar para gönderiyor ve bunun kontrolünü kendisine bırakıyorum. Ay sonuna kadar bu parayla idare etmek zorunda ister hepsinle giysi alsın, ister kitap, ya da çok istediği bir şeyi vb. Kendi yaşamımda da çocukluğumdan bu yana parayı araç olarak kullanmışım ve harcamayı da genel isteğim doğrultusunda yapmışımdır. Örneğin çok istediğim bir şeyi temel ihtiyaçlarımı sıkıntıya sokmadan mutlaka almışım ve bundan da pişmanlık duymamışımdır. Yaşam her şeyiyle öyle güzel ki her anını ayrı değerlendirmek ve eldeki imkanlarla daha iyiye daha güzele gitmek ve bu konuda çocuklarımıza örnek olup onları insani değerlerle zenginleştirerek gelişimlerine katkıda bulunmak gerektiğine inanıyorum.

Cevap: Katılıyorum. Nedeni ise maddi veya manevi her şeyin iyi ya da kötü kullanılabileceği bir dünyada yaşamamız. Anne olsaydım deneyimlerimden ve bu konuda dünyadaki örneklerden bahsederdim. Çünkü önceleri başkalarını örnek alacak ve daha sonra özüne ulaşacaktır.

Cevap: evet paranın değerini bilmek gerekiyor pintilik yapmadan. Çünkü; yaşamak için paraya ihtiyacımız var. Çocuğumu paragöz biri yapmadan ona paranın değerini anlatırdım. Gereksiz harcamalarının ona neleri kaybettirebileceğini gösterirdim, etraftaki yaşanmış başarı hikayelerini anlatır ve yine etraftan örnekler verirdim. Paranın değerini kaybettikten sonra anlamasını önlerdim. ama şu var ne kadar uğraşırsan uğraş bir kişi dikkate almıyorsa başarılı olamıyorsun. Mevlana'nın dediği gibi ne kadar anlatırsan anlat karşındakinin anladığı kadar anlatırsın.

Cevap: bir anne baba olsaydım ki ona paranın değerini ancak haçlıkları yoluyla öğretebilirdim. Ona harçlıklarını başlangıçta haftalık buna alıştıktan sonra aylık verirdim, tabii harçlığı bitince asla ekstra para vermezdim. Böylece çocuk parasının değerini bilip aynı zamanda parasını kullanmayı öğrenecektir.

Cevap: bu sözden para tarafından yönetilmek değil parayı yönetmenin erdem olduğunu anlıyorum. Eğer bir anne olsaydım çocuğumun maddi ihtiyaçlarını karşılardım ama daha çok sevginin yüceliğini aşılamaya çalışırdım.